Üsküdar'ın Saklı İncisi; Kaptan Paşa Camii

Sahilden Üsküdar’ın iç kesimlerine doğru adımlarken bir anda kalabalığın gürültüsü geride kalır. Şehrin kargaşası yerini taş duvarlara çarpıp geri dönen hafif bir rüzgâr sesine bırakır . Kaptan Paşa Camii ile ilk karşılaşmam da tam böyle bir anda olmuştu. Set üzerinde yer alan bu küçük cami, sanki bulunduğu yerde yüzyıllardır nöbet tutuyor gibi sakin ama kararlı bir duruşa sahipti.
Dışarıdan bakıldığında sade bir görüntü sunan cami, içine girildiğinde bambaşka bir dünyaya kapılarını açıyordu. Işığın duvarlara usulca değdiği, çinilerin renginin yumuşakça parladığı, kubbenin altında derin bir sessizliğin dolaştığı efsunlu bir dünyaya…

Caminin tarihi, II. Bayezid dönemine, 1499 yılına kadar uzanıyordu. Fatih devri ulemasından Hamza Fakih Efendi, Üsküdar’a kendi adına küçük bir mahalle mescidi inşa ettirmişti. Daha sonra kendisi de bu mescidin mihrap tarafındaki haziresine defnedilmişti. Semtin henüz yeni şekillenen islamî dokusunda bu mescit, günlük ibadetlerin omurgasını oluşturan önemli yapılardan biri olmuştu.

Osmanlı’nın en güzel ve parlak günlerine şahitlik ederek, devletle birlikte ihtiyarlayan mescid, 1728–1729 yıllarında donanmanın güçlü isimlerinden, sadrazam Nevşehirli Damat ibrahim Paşa’ın damadı Kaptan-ı Derya Kaymak Mustafa Paşa tarafından yenilenmiş ve büyütülmüştü. Böylece Hamza Fakih Efendi’nin mescidi, bir cami kimliğine kavuşmuştu. Günümüze gelen adını da bu dönemde almıştı. İç bezemelerdeki bazı çini ve kalem işi izleri bu 18. yüzyıl dokunuşunun mirasıydı. Camiyi elden geçirerek ihya eden ve süratle makam atlayarak yükseldiği için atlamacı lakabıyla da bilinen Kaymak Mustafa Paşa yine Üsküdar Kuleli’de bugün hâlâ tüm güzelliğiyle arzı endam eden bir yalı camii de yaptırmıştı.

1889’da Üsküdar Sultantepe’de çıkan ve Kaptan Paşa’ya kadar yayılan büyük yangın, camiye ciddi zarar vermişti. Cami etrafının ahşap konaklarla sarılı olması yangının camiye de kolayca ulaşmasına neden olmuştu. Aynı yıl semt sakini hayırseverlerden Helvacı kızı Şerife Nefise Hanım camiyi onartarak ibadete açtırmıştı. Bu restorasyon yapılmasaydı bugün camiden belki de yalnızca arşiv kayıtları kalacaktı.

1889 yangını sonrası Paşa Lima’nından Sultantepe’ye çıkan bir yokuş
Bugün cami, Aziz Mahmut Hüdayi Mahallesi’nde, iki sokağın kesişiminde, bir set üzerine kuruludur. Bu set, camiyi hem fiziksel hem de sembolik olarak çevresindeki sokaklardanayırır. Merdivenlerden yukarı çıkıldıkça şehrin sesi azalır; mekânın kendi ritmi ortaya çıkar. Avluda yer alan hazire, buranın yalnızca bir ibadethane değil aynı zamanda bir hafıza merkezi de olduğunu gösterir. Mezar taşları, 18. ve 19. yüzyıl Üsküdar’ını bugüne fısıldayan sessiz tanıklardır.
Caminin kapısı açılır açılmaz mekâna dolan ilk şey sessizlik değil, ışıktır. Ahşap kepenkli pencerelerden içeri süzülen ışık:
• çinilerin mavilerini yumuşatır,
• duvar çizgilerini belirginleştirir,
• kubbenin altına ince bir derinlik bırakır.
Bu ışık, caminin ruhudur aslında…

Caminin dışı sade olsa da içi renk ve desen bakımından son derece zariftir. 18. yüzyıldan kalan çinilerde:
• yoğun mavi tonları,
• ince kırmızı hatlar,
• zarif bitkisel motifler
özenle işlenmiştir.
Kalem işleri özellikle kemerlerde ve kubbe geçişlerinde görülür. Gösterişli değil; ama göze hoş görünen bir ritim oluşturur.

Başınızı kaldırdığınızda küçük bir caminin nasıl bu kadar derinlikli olabildiğine şaşırırsınız. Kubbeyi taşıyan kemerlerin çizgileri, mekânı yukarı doğru genişletir. Mihrabın tasarımı abartısızdır, ama güçlüdür. Perde, hat süslemeleri ve çerçeve kalem işleri, caminin iç dünyasını özetler: sessizlik, sadelik ve derinlik.

Kaptan Paşa Camii, Üsküdar’ın diğer büyük camileri kadar bilinen bir yapı değildir.Ama belki de en güzel tarafı budur. Gösterişe ihtiyaç duymadan, kendi içinde tamamlanmış bir estetik taşır. Işığın, çinilerin ve taşın sessizliğiyle konuşan bir yapıdır. Onu anlamak için dışarıdan bakmak yetmez; içine girip ışığın nasıl dolaştığını izlemek gerekir.
Yorumlar (1)
Yorum yapmak için giriş yapın
Düşüncelerinizi paylaşmak ve tartışmalara katılmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.